Çocukluk döneminde bakım verenlerle kurduğumuz ilişkiler, zaman içerisinde başkalarıyla nasıl yakınlık kurduğumuzu anlamamız için önemli bir çerçeve sunabilir. Bağlanma kuramına göre kişi, erken ilişkiler içerisinde kendisi ve diğerleri hakkında bazı temel beklentiler geliştirir. Bu beklentiler yetişkinlikte romantik ilişkilerde yakınlık, güven, ayrılık, çatışma ve ihtiyaçların ifade edilmesi gibi alanlarda kendini gösterebilir.
Yetişkin bağlanması genellikle kaygılı bağlanma ve kaçınan bağlanma gibi boyutlar üzerinden ele alınır. Kaygılı bağlanma eğilimi olan bir kişi ilişkide terk edilme veya yeterince sevilmeme konusunda daha hassas olabilir; partnerinin ilgisindeki küçük değişimleri yoğun biçimde fark edebilir ve güvence arayabilir. Kaçınan bağlanma eğiliminde ise yakınlık karşısında mesafe koyma, duygusal ihtiyaçları geri plana atma veya bağımsızlığı korumaya daha fazla ihtiyaç duyma görülebilir.
Bu örüntüler kişinin “karakteri” değildir ve değişmez özellikler olarak değerlendirilmemelidir. Bağlanma biçimleri ilişkisel deneyimler, yaşam olayları ve kişinin kendisi üzerinde çalışmasıyla dönüşebilir. Nitekim araştırmalar, bağlanma kaygısı ve kaçınmasının romantik ilişki doyumu, çatışma, yakınlık ve destek gibi ilişki göstergeleriyle anlamlı biçimde ilişkili olduğunu göstermektedir.
Bu nedenle ilişkide tekrar tekrar yaşanan bir döngüyü yalnızca “Ben neden böyleyim?” sorusuyla ele almak yerine, “İlişkide hangi durumda ne hissediyorum, neye ihtiyaç duyuyorum ve buna nasıl karşılık veriyorum?” sorularına bakmak daha açıklayıcı olabilir.
Terapi sürecinde bağlanma örüntülerinin çalışılması, kişinin ilişkilerindeki tekrar eden döngüleri fark etmesine, duygusal ihtiyaçlarını daha iyi tanımasına ve yakınlıkla ilgili eski beklentilerini yeniden değerlendirmesine yardımcı olabilir.
Kaynakça
- Li, T. & Chan, D. K. S. How anxious and avoidant attachment affect romantic relationship quality differently: A meta-analytic review.
- Dagan, O. et al. The relationship between adult attachment and mental health: A meta-analysis. Psychological Science in the Public Interest, 2022.